top of page

Psikanalitik Çocuk ve Ergen Psikoterapisi Nedir?

Çocukluk; fiziksel, ruhsal, bilişsel ve sosyal gelişimin bütüncül olarak devam ettiği bir süreci ifade eder. Bu gelişim sürecinde yaş dönemlerinden beklenen değişimler olmakla beraber her çocuğun biricik olduğu ve kendi gelişim çizgisini oluşturduğu akılda tutulması gereken önemli bir noktadır. Çocuklara göre düzenlenmesi gereken alanlardan biri de şüphesiz ki çocuklara yönelik psikoterapi hizmetleridir. Çocuk ve ergenler için psikanalitik psikoterapi, çocuğun iç dünyasını, duygularını ve davranışlarının altındaki nedenleri anlamaya odaklanan derinlemesine bir süreçtir. Oyun ve konuşma aracılığıyla şekillenen bu güvenli alanda, genç bireylerin yaşadığı zorlukların kökenine inilerek kalıcı bir sağaltım hedeflenir. 

Yaş ve gelişim dönemine bağlı olmakla beraber çocukların yetişkinlerden önemli farklarından birisi de kendilerini ifade etmek için dili kullanmaktan çok eylemleri kullanıyor olmalarıdır. Yani hissettikleri, düşündükleri şeyleri söylemenin yolu çocuklar için “oyun”dur. İşte bu yüzden oyun, çoğu çocuk terapistinin alet çantasındaki en temel araçlardan biridir. Bir yetişkinin seans odasında rahatça koltuğa yerleşip kendisini düşüncelerinin içine bırakarak onları terapiste anlatması; çocuk için terapistle beraber bir oyunun içerisine girip istediği gibi oyun oynamasıyla aynıdır. Oyun, çocuğun dilidir. Terapistin görevi ise bu dili iyice öğrenip çocukta kaygı yaratan durumu yakalayarak çocuk için başa çıkılabilir hale getirmektir.

Psikanalitik Terapinin Temelleri

İç Dünyayı Anlamak

Sadece davranışlara değil, bu davranışların altındaki duygu ve çatışmalara odaklanarak kalıcı bir iyileşme sağlarız.

Güvenli Bağlanma

Terapist ile kurulan güvenli bağ, çocuğun günlük yaşamındaki ilişkilerini daha sağlıklı yönetmesine zemin hazırlar.

Oyunun Gücü

Çocuklar için oyun en temel ifade biçimidir; karmaşık duygularını oyun yoluyla dile getirir ve seanslarda anlamlandırırlar.

Psikoterapi Seansları Koşulları Belirlenmiş Özel Zamanlardır. 

Terapistin çocuğun dilini konuşabilmesi çocuğun da izin verdiği bir durumda mümkündür. O nedenle çocuklarla çalışırken terapist ve çocuk arasındaki güven ilişkisinin kurulması ve mahrem bir alanın yaratılması oldukça elzemdir. Bu güvenin ve ilişkinin oluşması da elbette zaman gerektirecektir. Psikoterapi seansları terapistin çocuğunuz için ayırdığı; günü, saati, süresi, mekanı, iptal koşulları belirlenmiş özel zamanlardır. Çalışmanın çerçevesinin net olması ve değişikliklerin üzerine konuşularak yapılması çocuk için güvenli bir ortamın kurulmasını sağlar. Seanslarda bazı gerekli sınırlamalar hariç çocuğun neredeyse tüm düşünce, duygu ve davranışı kabul görür. Seans sırasında yaşananlar çocuk ve terapist arasındaki özel yaşantılardır. 

Çocuğun Bakım Verenleri Tedavi Sürecinin Değerli Bir Parçasıdır. 

Hiç şüphesiz ki çocuk terapisinin yetişkinlerle yapılan çalışmadan önemli bir farkı ailenin ya da bakım verenlerin de bu sürecin bir parçası olmasıdır. Çoğu kez çocuklar ebeveynlerinin arzularıyla tedaviye gelir. Terapistler ilk ebeveynler ile görüşür ve sorunu onlardan dinlerler. Yetişkin terapilerinden farklı olarak çocuğun aldığı tedavi hizmetinin maddi bedelini ödeyen çocuğun ebeveynleridir. Bir ebeveyn için çocuğuyla ilgili bir problem olduğunu kabul ederek destek için bir psikoloğa başvurması oldukça zor bir karardır. Onlar için her şeyin en iyisini istedikleri çocuklarının bir sorunu olduğunu görmek ebeveynlerde kaygı ve suçluluk duygularını ortaya çıkarabilir. Bu olumsuz duygulardan kaçmak için çoğu ebeveyn çocuğunun bir sorunu olduğu görmemeyi seçebilir. Çocuk Psikanalisti Françoise Dolto ebeveynlere şöyle der: "Hiç kimse çocuğunuzu sizlerden daha iyi büyütemez." Ebeveynlerden kaynaklı ya da başka faktörlerin etkisiyle çocuklarda ruhsal problemler görülebilir. Çocuğunuz için bir uzmandan psikolojik destek almayı planlıyorsanız öncelikle problemi kabul edip bunu çözmek için hareket ettiğiniz için kendinizi takdir etmelisiniz. Bu zor süreci hafifletecek ve tedaviyi hızlandıracak olan terapist ile kurulan işbirliği olacaktır. 

 

Bazen çocuktaki problem ailede uzun yıllardır süregelen bir çatışmanın dile gelmesidir. Çocuk ve ebeveynlerle gerçekleştirilen ilk görüşmelerde, terapist böyle bir çatışma durumunun izini sürer. Bu çatışmalı durumun keşfedilip söze dökülmesi iyileşme sürecini de başlatan etken olacaktır. Psikoterapist, varsayılan problemleri her bir aile bireyinin bakış açısından dinler. Bakım verenlerle gerçekleştirilen görüşmeler belirli sıklıklarla sürecin bir parçası olarak devam eder. Ebeveynler; bazen çocuktan ayrı bir görüşmede bazen çocukla beraber bazense çocuğun terapi saatinin içerisinde sürecin bir parçası olabilir. 

Ne Zaman Başvurmalı?

Çocuğunuzun duygusal dünyasında anlamlandırmakta zorlandığı çatışmalar, okul uyum sorunları, açıklanamayan kaygılar veya davranış değişiklikleri fark ettiğinizde psikanalitik destek anlamlı bir adım olabilir. Bu süreç, sadece semptomları gidermeyi değil, çocuğun özgüvenini ve duygusal dayanıklılığını temelden güçlendirmeyi hedefler.

bottom of page